16 Mart 2009 Pazartesi

Özür diliyor muyuz?

Geçtiğimiz hafta iki önemli tartışma ile geçti; birincisi CHP milletvekili Kılıçdaroğlu Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Gökçek arasında Uğur Dündar hakemliğinde yapılan tartışma diğeri ise bir grup akademisyen, aydın, yazarın 1915 olayları ile ilgili özür dilemesi. 

Ben daha çok ikinci konu ile ilgili bazı düşüncelerimi belirtmek istiyorum. İlk önce metne bir bakalım;

“1915’te Osmanlı Ermenileri’nin maruz kaldığı Büyük Felaket’e duyarsız kalınmasını, bunun inkâr edilmesini vicdanım kabul etmiyor. Bu adaletsizliği reddediyor, kendi payıma Ermeni kardeşlerimin duygu ve acılarını paylaşıyor, onlardan özür diliyorum.”


Özür metnine baktığımızda bir kere soykırım kelimesinin geçmediğini görüyoruz. Yani metni imzalayanların soykırımı kabul ettiği iddiası bence doğru bir yaklaşım değil. Hele insanları hain diye nitelemek acımasızlıktır diye düşünüyorum. Cümle de geçen kendi namıma kelimelerinin de önemli olduğunu düşünüyorum bu demektir ki burada devlet adına ya da başkaları adına özür dilenmiyor yani kimsenin atası, dedesi bu işin içine girmiyor. 

İmza atanlar arasında Halil Berktay gibi bir tarihçi var. Berktay Neşe Düzel ile bir röportajın da o dönemde çok büyük bir kıyımın olduğunu söylüyor Ermenilere karşı ama hiçbir zaman devlet bu soykırımı tanısın demiyor. Yani bu metni imzalayanlar arasında devlet soykırımı tanısın diyenler yok. Bundan dolayı bu metnin soykırımı tanıma metni olduğunu çıkarmak bence yanlış. 

Tabi bizim vatandaşlar hemen ayaklandılar. Bu vatan hainliğidir, bunlar aydınsa biz aydın değiliz tarzı tribünlere oynayan sloganlarla. Hemen bir vatansever de bu özrün geçtiği siteyi hacklemiş (yeni bir dedikodu: Hacklemenin içişleri bakanlığında bir bilgisayar tarafından gerçekleştiği). Helal olsun analar ne evlatlar doğuruyor. Kemal Kerinçsiz’e bir emriniz var mı diyen bir hâkim de suç duyurusunda bulunmuş site kapansın imzalayanlar 301’den yargılansın diye. O da haklı aslında bunların 3’ünü Taksim’de sallandıracaksın bir daha oluyor mu? Dikkat ettim bunların bazıları başörtüsüne özgürlük metnine de imza atmışlardı yani yılanın başı büyümeden kafasını ezmek lazım. 

3-5 kişi bir araya gelmişler bir konuda fikir beyan etmişler kendilerini bağlar demek bu kadar zor mudur? Bir site mi ülkemizin menfaatlerini mahvedecek? Biz burada kendi kendimize ne kadar gelin-güvey olursak olalım dünyanın birçok yerinde insanlar Türkler 1915’de soykırım yaptılar diyorlar, öğreniyorlar. Mesele Tarihçileri ön plana çıkarmak bu konunun Ermeni tarafının anlattığı biçimde olmadığını dünyaya anlatmaktır. Tabi bu sokakta slogan atarak, adam vurarak, küfür ederek olmaz. Çalışmak lazım gelir. Neyse konudan sapmayalım…

Bu konuda en güzel tepkiyi Cumhurbaşkanı Gül verdi. Her türlü görüş tartışılabilmeli diyerek tavrını koydu. Cumhurbaşkanlığı makamına giderek daha fazla yakışmakta Abdullah Gül. 

0 comments: