İçinde olduğumuz ekonomik kriz şiddetini arttırarak devam ediyor. Her geçen gün yeni negatif rakamlarla karşı karşıyayız. Geçen hafta Denizli’ye gittim bir vesile ile İzmir’e geçme imkânım oldu. İzmir’de büyük firmaların Ege bölge bayileri ile görüşmeler yaptık dayım vasıtasıyla. Ayrıca hafta sonu İstanbul’a döndüğümde sağ olsun Talha’nın davetiyle Genç Müsiad’ın bir organizasyonuna katıldık. Orada iktisat üzerine bir akademisyeni, Merkez Bankası Başkan Yardımcısını ve Albarakatürk Bankası Baş ekonomistini dinleme imkânı buldum. Yani anlayacağınız krizi hem piyasada hem de finans çevrelerinde görmüş oldum.
İzmir’de büyük toptancıların bazılarında saatlerce durmamıza rağmen telefon trafiği çok azdı. Yani işler durgundu. Alışveriş azalmış durumda. İlginç bir nokta yalnız dikkatimi çekti gittiğimiz esnaflar parasızlıktan yakınsala da aslında çokta parasız değiller sadece paralarını harcamak istemiyorlar bunu nereden biliyorsun derseniz bir yandan işler yok derken diğer yandan spot mallardan bahsedip kaçırdıkları işlerden mevzu bahis ediyorlar ya da uygun fiyatlı bir şey duydukları zaman hemen tavırları değişiyor. Sonuç olarak insanlar paralarını harcamıyorlar saklıyorlar bu tabi ki ekonomiyi zor duruma sokuyor. Kimisi daha ucuzunu bulurum ümidi ile kimisi yarın ya işimi kaybedersem korkusu ile para harcamıyor. Piyasada güvensizlik mevcut. Bu cümlenin benzerini MB Başkan Yardımcısı da kurdu. Herkes piyasaya para enjekte edilmesinden bahsediyor ama bu para kime nasıl verilecek? Önemli olan bu paranın harcanması dedi ve bu yüzden güven ortamını artıracak şeyler yapmalıyız dedi.
2009 senesinin zor geçeceği bir gerçek ve 2009 senesini ayakta geçirebilen şirketler yüksek hızla büyüyecekler. Gittiğim şirketlerin bunun bilincinde olduğunu ve özellikle tasarruf ve daha ucuza mal etme konusuna önem verdiklerini gördüm.
Aynı şey aslında ülkemiz için de geçerli bu seneyi çok fazla yara almadan atlatırsak gelecek seneler çok daha hızlı ivmeyle büyüyebiliriz. Dr. İbrahim Öztürk’ün bu konuda söylediği içinde bulunduğumuz senede direnişe geçen enflasyon problemi olmayacak cari açık problemi bitti; ithalat ihracattan hızlı düştü, enerji fiyatları azaldı aynı zamanda Cumhurbaşkanı engeli ortadan kalktı bildiğiniz üzere bazı yasalar eski Cumhurbaşkanı tarafından engelleniyordu 2B yasası gibi.
Eğer krize küresel çapta bakarsak yine öğrendiğim bazı şeyleri paylaşmak istiyorum. ABD’de başlayan ekonomik kriz bildiğimiz üzere Mortgage kredilerinden ortaya çıktı. Bu sektörün ABD devleti tarafından en fazla müdahale edilen sektör olduğunu akılda tutmak gerekir.
Ayrıca krizin küresel ve önceki krizlere benzemediğini unutmamalıyız. Bu sene dünyada ekonomik büyüme oranı %0,5 bekleniyor daha aşağı çekilme ihtimali var. Bu demektir ki işsiz sayısı çok daha fazla artacak.
Dikkat çeken bir diğer nokta eğer kurtarma operasyonlarında korumacılık öne çıkarsa bu sebepten dolayı savaş bile çıkabileceği belirtildi. Bu ilk başta çok uzak bir ihtimal gibi gelse de Bastiat’ın “sınırları ürünler geçmezse askerler geçecektir” sözü belki gerçekleşebilir. Yine son günlerde haberlerde çıkan ekonomik krizin başta anti-semitizm olmak üzere yabancılara düşmanlığı arttırdığını söyleyen haberlerden ilerisi için öngörü yapmak zor olmasa gerek.
Geçen hafta ekonomi konusunda çeşitli bilgiler edindim. Yukarıda paylaştıklarım bunların bazılarıydı. En kısa zamanda bu krizin bitmesini istemekten başka bir şey düşmüyor bize bir de krizlerin klasik lafı vardır. Çince olacak herhalde krizin yazılışı fırsat ile aynı yazılıyormuş. Büyük mesafelerin ancak anormal durumlarda kat edilebileceğini unutmamalıyız. Krizi fırsata çevirenlerden olmamız duası ile…
M.Akif
0 comments:
Yorum Gönder