Bir vakitler, devlete yaklaşık 25 milyar dolarlık bir gelir sağlayacak olan Orman Yasası’nı, cumhurbaşkanının, böyle bir gelirle daha da canlanacak ekonominin hükümete siyasi bir prim kazandırmasını istemediği için veto ettiği söylenmişti.
İnanılması zor bir iddia.
Bir cumhurbaşkanının sadece kızdığı hükümet başarılı görünmesin diye büyük bir geliri engellemesi çok rastlanır bir durum değil.
Ama bunun ve bu tür iddiaların bir dayanağı var elbette.
Dünyanın her tarafında ekonomiyi iyi götüren bir hükümeti yıkmak zordur.
Ne darbeyle ne de darbesiz yıkamazsınız.
Eh, AKP de ekonomiyi iyi götürüyor.
Kimse nasıl olduğunu anlamıyor ama cari açığa, işsizliğe, yoksulluğa rağmen Türkiye’nin ekonomik rakamları beş yıl öncesinden çok daha iyi durumda.
İhracat rekorlar kırıyor.
Enflasyon düştü.
Yabancı yatırımlar patladı.
Özelleştirme hızlandı.
Hatta rakamlara göre gelir dağılımındaki adaletsizlikte bile, bir nebze de olsa, bir iyileşme gözüküyor.
Ama “darbe yapalım” diye tutturan zavallı generallerin de, Çankaya savaşlarında ne olursa olsun AKP’nin yolunu kesmek isteyenlerin de, “şeriat gelecek” naralarıyla orduyu göreve davet edenlerin de asıl talihsizliği, “şu parti ya da şu lider ekonomiyi AKP’den daha iyi götürür” diye bir aday ortaya çıkaramamaları.
Deniz Baykal’ın ekonomiyi daha iyi rakamlara taşıyacağına inanan herhangi bir insana, böyle bir iddiayı dile getiren bir yazıya da bugüne dek rastlamadım.
Zaten ekonomi, ülkenin zenginliği, halkın refahı gibi konular konuşulmuyor bile.
Çünkü yaşadığımız gerginliğin asıl nedeni “ülkeyi daha zenginleştirecek ve daha özgürleştirecek” yöntemler arasındaki çekişme değil.
Ankara’daki bir grup üniformalı ve üniformasız bürokratın çok alıştıkları iktidarı kaybetme korkusu yaratıyor bu kavga ortamını.
0 comments:
Yorum Gönder